Enteresan Haber – Enteresan Haber.Com

HABER » Tarih » Yahudiler kimlerdir ? Yahudi Musevi nedir ? » Güncelleme Tarihi: 07 Temmuz 2020 23:41
Yahudiler kimlerdir ? Yahudi Musevi nedir ?

Yahudiler kimlerdir ? Yahudi Musevi nedir ?

Mısır’ın zenginliği ve bereketi İbrahim’i sürekli kendine çekiyor ve ticaret yapmasını sağlıyordu. İbrahim ve yeğeni Lut Mısır’dan ayrıldıklarında aralarında konuşarak her ikisinin de aynı yerde olmayacaklarına karar verirler. İbrahim Lut’a “önce sen seç nereyi kendine yurt edinmek istiyorsan” der.

Lut, Sodom ve Gomora’yı tercih edip o kentlere doğru aşiretini götürür. İbrahim Kenan’da kalır ve bundan sonraki hayatı burada devam eder. İbrahim oğlu İshak’a, İshak oğlu Yakup’a Yakup da tüm oğullarına ettikleri vasiyet ile Kenan diyarı onlara ata toprağı olur.

Yahudiler soylarının çıkış noktası olarak Sare’yi görürler. Her ne kadar baba İbrahim’dir ama İbrahim’in diğer çocuklarını Yahudi olarak tanımazlar yalnızca Sare’den olan tek evlat İshak, Yahudi soyunun sürmesini sağlamıştır.
İbrahim kendi aşiretinin lideri olduğu için ölmeden önce tüm varlığını ve aşiret reisliğini oğlu İshak’a devretti. İsmail bir miktar malla ödüllendirildi ama o kadar. İbrahim’in tüm serveti İshak’a devroldu.


İbrahim, karısı Sare’yi kaybettikten sonra kendisi halen sağ iken emrindeki uşağına özel bir emir vererek oğlu İshak’ı kesinlikle kendi soylarından bir kızla evlendirmesini istedi. Bu konu Tevrat’ın Yaratılış bölümünde şöyle geçer;

1. İbrahim kocamış, iyice yaşlanmıştı. RAB onu her yönden kutsamıştı.
2. İbrahim, evindeki en yaşlı ve her şeyden sorumlu uşağına, “Elini uyluğumun altına koy ” dedi,
3. “Yerin göğün Tanrısı RAB’bin adıyla ant içmeni istiyorum. Aralarında yaşadığım Kenanlılar’dan oğluma kız almayacaksın.
4. Oğlum İshak’a kız almak için benim ülkeme, akrabalarımın yanına gideceksin.”

Böylece İshak kendi akrabalarından Rebeka ile evlenir. İbrahim ölmeden önce kendisinin de karısı Sare’yi defnettiği Kenan ülkesinden satın alınmış bir Mağara ve içindeki mezara gömülmesini ister. Artık Kenan ülkesi İbrahim ve soyu için Yurt olmuştur. Zaten Rab da İbrahim ve soyuna bu toprakları vaat etmişti.

İshak’ın ikiz oğulları olur. İlk dünyaya gelen Esav çıkan Yakup’tu Yahudi inanışına göre ikizlerden ilk doğan büyük sayıldığı için büyüyüp yetiştiğinde aşiretin reisi Esav olacaktır. Ancak anne Rebeka oğul Yakup’u daha çok sevdiği ve onun aşiret reisi olmasını istediği için ana oğul İshak’ı dolandırarak Yakup’u oymak beyi yaparlar. Buna sinirlenen Esav, Yakup’u öldürmek ile tehdit edince Yakup, babasından aldığı nasihatler sonucu kaçıp dayısının yanına gider.

Yakup Harran’a geldiğinde ilk olarak dayısı Lavan’ın kızı Rahel’i görür ve ona aşık olur. Babasının söylediklerine uyarak dayısının kızı ile evlenmek ister. Bunun için 7 sene yani bedava çalışması gerekiyordur ki böyle de yapar. 7. Senenin sonunda dayısından kızını kendisine eş olarak ister. Dayısı eş olarak, Yakup’un aşık olduğu küçük kızı Rahel yerine, büyük kızı Lea’yı verir. Yakup Rahel’i sevdiğini söylese de dayısı büyük kız evlenmeden küçük verilmez diyerek reddeder. Yakup o zaman Rahel’i de istediğini söyler ve bir 7 sene daha çalışarak Rahel’i de eş olarak alır. Yakup iki eşinden başka eşlerine yardımcı ve kendisine cariye olarak, kendi soylarından olan 2 kadın daha alır.

Yakup’un, karısı Lea’dan 6 oğlu olur; RUBEN, ŞİMON, LEVİ, YAHUDA, İSSAKAR ve ZEVULUN.
Rahel Yakup’a çocuk veremeyince cariyesi Bilha’yı Yakup’a sunar ve Bilha’dan 2 oğlu olur. Adlarını DAN ve NAFTALİ koyarlar.

Lea artık Yakup’a karılık (Rahel izin vermediği için) yapamıyordur bu yüzden cariyesi Zilpa’yı Yakup’a sunar. Yakup’un Zilpa’dan GAD ve AŞER isimli 2 oğlu olur.
Rahel uzun uğraşılardan sonra YUSUF’u doğurur. Yakup tüm ailesini alıp dayısının yanından kaçarak ayrılırken yolda Rahel 2. Oğlu BENYAMİN’i doğururken vefat eder.

Yakup uzun süreden sonra dönüp babasının topraklarına geldiğinde 1 eşi, 2 cariyesi ve 12 oğlu vardır. (Yakup’un kızları da vardır ancak bunlardan yalnızca Lea’dan olan kızı Dina’yı biliyoruz.)

Yakup doğduğu topraklara gelirken karşılaştığı Rab ona adının İsrail olduğunu bundan sonra onu İsrail olarak çağıracağını söyler. Kuran’a göre ise Yakup’un gece kaçarak Harran’a gitmesinden dolayı “gece yürüyüşü” anlamına gelen İsrail denmiştir. Bu yüzden Yakup’un oğullarının soylarından kurulan bu topluluğa İsrailoğulları denir.

İsrailoğulları yani Yakup’un oğullarının tamamı 12 adettir. 13. oğlu hiçbir zaman olmamıştır. 13. Kayıp kabile olarak adlandırılması tamamen efsanedir. Muhtemelen aynı bölgede farklı şekilde oluşan bir topluluğu tanımlamak için böyle bir hikaye uydurulmuştur.

Kardeşlerinin kurtulmak istediği Yusuf Mısır’a götürülüp orada kaderinin çizdiği yola girer. Bir süre sonra Kenan’da meydana gelen kuraklık Yakup ve oğullarının oluşturduğu büyük ailenin Mısır’a göç etmesi ile sonuçlanır.
Mısır sürekli olarak dışardan yabancı işçi göçü alan bir ülkedir.

Bu yüzden kendilerini asil sınıf olarak gören Mısırlılar diğerleri gibi İbranileri de hoş karşılamazlar ancak Yusuf’un Firavun gözünde büyük bir yeri olması tüm aşireti rahatlatır. Bu durum Yusuf’un ölümünden bir süre sonra tersine döner ve İbrani soyu zor zamanlar geçirmeye başlar.

Musa’nın ortaya çıkması ile büyük çıkış gerçekleşir. İbrahim ve Sare’den olup devam eden büyük aile Kenan ülkesine doğru yol alırlar. Musa’nın önderliğinde İbrani (Mısır dilinde Apiru, ing. Hebrew) ailesi 500km lik yolu 10 yıldan fazla süren bir zamanda katederek Kenan topraklarına varırlar.

Vaat edilen topraklara geldiklerinde Musa ölmüştür, kardeşi Harun ölmüştür, kız kardeşi Meryem ölmüştür. Yani halkının vaat edilmiş topraklara götürme görevini alan Musa görevini başarır ama o toprakları ne kendisi ne de kardeşlerinden biri göremez.

Tevrat’a göre Kenan’a gelen Yakup’un 12 oğluna ait sülalenin 20 yaş üstü erkeklerin toplam sayısı 603,500 kişidir. Bunların içine çocuklar ve kadınlar dahil değildir. Musa’nın artık olmadığı büyük ailenin sorumluluğu Rab tarafından Yuşa’ya verilir. Yuşa’ya verilen bir dağıtım listesi ve sınır tanımlamaları ile Yakup’un 12 oğlunun ailelerine 12 ayrı bölge verilerek her birine aşiret oluşturulur.

Bölgede İbraniler ile beraber Filistiler, Hititler (Anadolu Hititleri ile akrabalıkları var), Amon, Edom, Moab, Aram gibi birçok minik devletler varlığını sürdürüyordu. Zaman ve tarih ilerledikçe İbraniler 2 devlet çatısı altında birleşirler. Biri Yahuda (Yahudi, Yakup’un çocuklarından birinin adı)) devleti diğeri İsrail devleti idi. Kral Saul (Talût) İsrail Devletinin ilk olur.

Daha sonra Yahuda soyundan gelen damadı Davut önce İsrail kralı daha sonra iki devleti birleştirip İsrail devleti adı altında anılan devletin kralı olur. Bu süre içerisinde diğer devletlerle yapılan savaşlarda onları yenip topraklarını ele geçirerek halklarını esir ve köle yaparlar. Ancak hiç birini kendi aile yapıları içine almazlar.

İsrail krallığı Süleyman’ın oğlundan itibaren iki büyük savaşta çok büyük kayıplar verir. Birincisi Asur kralı Salmanassar ikincisi de Babil Kralı Nabukadnezar döneminde 12 kabilenin de genç erkekleri işçi köle olarak götürülürler. 80 yıl sonra özgürlüklerine kavuşup geri gelirler. MS 136 da bu kez ve son olarak Roma İmparatorluğu tarafından tamamen yıkılıp dağılırlar.

Artık vaat edilen topraklardan dünyaya dağılan İsrailoğulları, gittikleri yerlerde başka devletlerin izin verdiği ölçüde yaşamaya devam etmek zorunda kalırlar. Bu tarihten sonra İsrail adı anılmaz olur. Artık tüm dünyaya YHWH’in (Yahwe, Yahweh, Yahowa) çocukları Yahudiler olarak dağılıp yerleşirler.

Bütün İbraniler Yahudi olmayabilir ama bütün Yahudiler İbranidir. Yahudilik İbrahim’in Tanrısına inananları simgeler. Bir Yahudi mutlaka anne kanından ve soyundan İbrahim ile Sare’ye bağlıdır. Günümüzde Yahudilik kavramı az bir miktar Ortodoks Yahudileri saymazsak, dini olmaktan çok çıkar ve ticari birliği ifade etmektedir. Dünyanın her yerine dağılmış olan Yahudiler soyları kanalıyla oluşturdukları birlik sayesinde bir ticaret ağı kurmuşlar ve dünyaya hükmetmektedirler.

Yahudi kanından olmayıp, onların kitabı Tevrat’a inanan topluluklar ise Musevi yani Musa’ya inananlar olarak tanımlanırlar. Bir dönem Araplar arasında Musevi olan birçok topluluk vardı. Türkler içinde ise Hazar Devleti ve Karay (Karaimler) Türkleri Musevi topluluklar olup Tevratları Türkçedir. Bunların kayıp denilen 13. Kabile ile hiç ilgisi yoktur.

BUNLARIDA OKUDUNUZMU?
*Suudi Hanedanın Tarihi Belgelerle Yahudi Olduğu Kesinleşti!
*İÇİMİZDEKİ KRİPTOLAR
*Osmanlı’da ilk siyonist kimdi ?

Etiketler: , , , , , , , , ,