Enteresan Haber

EN ÇOK OKUNAN TARİH YAZILARI
İÇİMİZDEKİ VATAN HAİNLERİ
TARİHTE KİMDİR KİMLERDİR
BU UTANÇ BİZE YETER
HABER » Tarih » Türkler’de Yedi’nin sırrı nedir » Güncelleme Tarihi: 22 Eylül 2022 1:35

Türkler’de Yedi’nin sırrı nedir

Türkler’de Yedi’nin sırrı nedir

Gerek İslam öncesi Türk tarihinde gerekse İslamiyet sonrası tarihimizde önemli bir yer tutan sayılardan biri de 7 (yedi)’dir. Yedi sayısı Orta Asya’dan Anadolu’ya kadar Türk halk inançları çerçevesinde önemli bir yere sahiptir.

Yedi sayısı: Altay Türklerine göre ay’ın tutulması ‘yedi başlı dev’ yüzündendir. Kırgız Türkleri Kutup Yıldızı’nda bulunan Büyük Ayı’ya ‘Yedi Bekçi’ derler. Bugün ’da halen ‘yedi göbek sülale’ye yönelik deyimler ve kavramların olduğunu iletmek gerekir.


Bir insanın ‘yedi göbek sülalesini’ bilmesi ve onların her anlamda temiz olması övünç kaynağıdır. İslam öncesi taihimize baktığımızda çeşitli adet ve sembolik anlatımlarda da yedi sayısını görmekteyiz.

Grek seyyah Priskos’a göre Hun başbuğu Atilla, muzaffer halde sarayının bulunduğu ahşap köye dönmek üzereyken onu uzun beyaz tüller altında şarkılar söyleyen yedi kız karşılıyordu. Orhun Anıtları’nda İlteriş Kağan’ın Göktürk İmparatorluğu’nu toparlama süreci önce on yedi (17) kişi ile başlatılır.

Onun başkaldırı hareketini duyanlarla birlikte yetmiş (70) kişi olurlar. Tanrı İlteriş kağan ve etrafındakileri desteklediği (ve onlara kut verdiği için) yediyüz (700) kişi olurlar ve bu adam sayısı ile devlet somut olarak toparlanmaya başlar.


Bu örnekler için yedi sayısının çok önemli ve sembolik bir yer tuttuğu anlaşılmaktadır. Atilla’nın tüller altında şarkılar söyleyen yedi kız ile karşılanması veya Göktürk İmparatorluğu’nun toparlanma sürecinin sürekli yedi ile alakalı sayılarla zikredilmesi somut bir gerçekten ziyade soyut, destansı ve elbette mitolojik anlamlara işaret etmektedir.


Yedi sayısının evrensel olarak kutsal bir sayı olarak görüldüğünü iletmek mümkündür. Hristiyanlıkta, musevilikte ve İslamiyetin çeşitli anlatımlarında yedi sayısına rastlarız. Işığın yedi rengi, Dünya’nın Yedi Harikası, haftanın yedi günü, yedi duyu, yedi cennet, atmosferin yedi katmanı gibi fen bilimleri, sosyal bilimler ve dini motiflerle alakalı tanımlamalar ve kavramlar da buna işaret eder. Bunun belkide tek istisnası Çin mitolojisidir. Çin mitolojisinde yedi sayısı uğursuz sayılır ve ölümle ilişkilendirilir.


İslamiyet özelinde baktığımız zaman Cennetin ve Cehennemin yedi katman olması, göğün yedi katlı olarak yaratılması, Kuran-ı Kerîm’in yedi harf üzerine inmesi, Mekke-Medine arasında yedi kale olması, Hac’da ’nin yedi kere tavaf edilmesi, Eshab-ı Kehf (Yedi Uyurlar) hikayesi, Hz. Ebû Bekir Mushaf’ı yedi suret yazdırması, Cuma namazının yedi farzı meselelerinde yedi sayısına yönelik vurgu göze çarpmaktadır.


Tasavvufta ise bedenin ruhsal güçlerin toplandığı yedi noktasından söz edilir. Bektaşî giyiminde birtakım erdemleri sembolize etmesi nedeniyle kemer yedi kere bağlanırmış. Yine ve Kadiri tarikatının Eşrefî koluna mensup olanların giydikleri taçlar yedi dilimiydi. Bu taç ‘yedi terk’e işaret etmektedir. ‘Yedi terk’i başarmış olanlar bir nevi ‘kemale erer’ ve ‘kamil olmak’ mertebesine ulaşır.


Türkçe’deki ‘yedi’ sözcüğüne baktığımızda bu sözcüğün ‘yetmek’ fiili ile ilintili olduğu açıktır. ‘Yetmek’, ‘başarmak’, ‘erişmek’, ‘gütmek’, ‘hakkını vermek’ manaları ile alakalı olan ‘yet-‘ fiil köklü yedi sayısı Tanrı’nın yani mükemmeliyetin ifadesidir.

Günümüzde pek kullanılmayan Türkçe ‘yetiz’ kelîmesinin ‘mükemmel’ anlamına gelmesi tesadüfi değildir. Eski Türk mitolojisi ve halk inançlarında yedi sayısına bu gözle baktığımızda yedi konusundaki birçok meseleye ışık tutmuş olacağız.


Nitekim ‘yedi terk’i başarabilen bir insan tasavvufi anlayışa göre artık ‘yetmiş’ yani kemale ermiş veya ermek üzere olan bir insandır. Yetmek fiilinin birkaç açık anlamlarından biri zaten ‘yeterli olmak’, kafi olmak’, ‘erişmek, ‘yetişmek’, ‘olgunlaşmak’ manasına gelmektedir.

Nitekim ‘yediden yetmişe’ tabirine bu minvalde yaklaştığımızda bu ifadenin yeni yetmelerle yani gençlerle daha önce veya çoktan yetmişlere yani kemale ermiş, olgunlaşmış yaşlıları belirttiğini anlamak zor değildir. ‘Yediden yetmişe’ deyimi insanların yaşını ifade etmekten ziyade kökünde tüm gençler ve yaşlılar, yani herkesi, ifade etmektedir.


Türkçemizdeki yedi veya yetmiş ile alakalı birçok deyimi bu şekilde anlamak ve izah etmek mümkündür.
Bundan dolayı Orhun Anıtları Göktürk İmparatorluğu’nun toparlanma sürecini yedi sayısının zikredildiği birliktelikler üzerinden anlatır. Onyedi kişi önce yetmiş daha sonra da yediyüz kişi olur.

Bunun anlamı, toparlanmakta olan devletin çeşitli yedilerle olgunlaşmaya başlamasının sembolik ifadesidir. Yediyüz kişi toplandığındaysa, hem destansı bir atıfla hem de tarihî bir atıfla, Göktürkler somut bir toparlanmaya girmiş ve devlet olgunlaşmış demektir.

Belkide bu sebepten dolayı ‘yedi’lik, ‘yetmiş’lik, ‘yetiz’lik bir istisna olarak Çin mitolojisinde uğursuzluk ve ölümü sembolize etmektedir. O devirlerde Türklerin en önemli düşmanı olan Çinliler için Türklerin ‘olgunlaşması’ (yani güçlenmesi) veya ‘devlet kurması’ elbette uğursuzluk ve ölüm ile ilintilenebilirdi.


Sözün özü, Türkçe’deki yedi sayısı doğrudan ‘kamil olmak’, ‘kemale ermek’, olgunlaşmak’, ‘mükemmeleşmek’ ile bağlantılı bir kavramdır. Türk mitolojisinde ve Anadaolu halk inançlarında öne çıkan sayılardan biri olmasının sebebi de budur. Birçok lisanın aksine Türkçe’deki yedi sayısının sembolik anlamları ile kelime anlamları birbiriyle birebir örtüşmektedir.


BU YAZILARDA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR:
Türk kavimlerinin dedesi; Dede Korkut kimdir ?
Türklerdeki çekik göz Moğollar’dan geliyor
Kumanlar kimdir? Kumanlarla Kıpçaklar aynı mı? Kuman Türkleri nerede yaşar?
Mısır veziri YUYA’nın mumyası kutsal kitaplarda anlatılan hz. YUSUF’muydu ?
Sünnet in tarihi kökeni
Müslamanları Şii ve Sünni olarak ikiye ayrılmasına neden olan olay: Kerbela Olayı
Halifeliği üç yıl sürdü ama zulmü asırları aştı ! Yezid‘in ölüm rivayetleri ! Yezid nasıl öldü
Emevi dini nedir ? Nasıl kuruldu ? Ne yapmıştır ?


Etiketler: , , , , ,

BİZE YAPILANLARI SİZ UNUTTUNUZ BİZ UNUTMADIK
SON EKLENEN TARİH YAZILARI