Enteresan Haber

EN ÇOK OKUNAN TARİH YAZILARI
İÇİMİZDEKİ VATAN HAİNLERİ
Türk Töresinde Kadın
HABER » Tarih » Türk Töresinde Kadın » Güncelleme Tarihi: 12 Ocak 2022 16:13

Türk Töresinde Kadın

Türk kadını, hem ana, hem asker, hem komutan olmayı başarmış bir kadındır ve Türkler, kadına en çok değer veren toplumdur. Aşağıda anlattığımız misaller Türk Milli Kültürü’nün kadına verdiği değeri ortaya koymaktadır.

Türk kadını olmak her zaman ayrıcalıklıdır, ataerkil toplum olmalarına rağmen Türklerde kadının değeri diğer toplumlara göre daha fazladır. İslamiyet’in kabulü ile değişimler her alanda olduğu gibi bu alanda da yaşanmaya başlanmıştır.

Türk düşüncesinde kadın her şeyden önce “ana” dır. Doğuran, besleyen, büyüten ve emek veren olması hasebiyle her zaman ayrı bir yerde tutulmuştur. Kadının Türk kültüründeki önemine Türklerden kalan kitabelerde, masallarda, destanlarda ve mitlerde rastlamak mümkündür.

Mitolojiye baktığımız zaman kadını ön plana çıkaran pek çok hadise anlatıldığını görmekteyiz. Altay yaratılış mitlerinde denizin dibinden Ak- Ana’nın çıkması ve dünyanın yaratılışı hakkında Bay- Ülgen’e fikir vermesi, bir kadının danışma makamı veya bir yol gösterici olduğunu göstermektedir.

İlk defa Göktürk Yazıtlarında rastladığımız “Umay” adı, resmi Türk kaynaklarında zafer veren ve yardım eden işlevleri ile beraber çocuk koruyucu olarak kalıplaşmıştır. Türk mitolojisinde yaratıcılardan biri arasında yer almıştır.

Türklerde kız ve erkek evlatlar arasında bir ayrım gözetilmez. Bu, Hun ve Göktürk belgelerinden anlaşılmaktadır.
Kız evlendikten sonra evin sahibi olurdu. Bu nedenle evci, evlik, evdeş, eş gibi sözcükler İslam öncesi Türklerde evli kadını belirtmek için kullanılmıştır.

İslam öncesi Türk kadını, erkeğin konumuna yakındır. Kadının günlük hayatıyla siyasi hayatı arasında benzerlik vardır. Erkek gibi ata biner, ok atar, kılıç kullanırdı. Orhun Kitabelerinde Türk kadınından saygıyla ve hürmetle söz edilir. Türk devletlerinin kuruluş dönemlerinde hükümdar Kağan unvanını alırken eşi de Katun (hatun) unvanını alırdı.

Ziya Gökalp’in verdiği bilgilere göre, kadın ve erkek hayatta birlikte bulunmak zorundaydı. Bir emirname yayınlanacağı zaman “Hakan ve Hatun emrediyor ki” diye sözleriyle başlanırdı. Hatta elçiler hatun ile birlikte kabul edilirdi. Toplumu ilgilendiren her olayda; toylarda, doğumlarda, ibadetlerde, hatun her zaman erkeğinin yanında yer alırdı. Eski Türklerde tek eşlilik esastı. Üstelik kadınlar, hükümdar, kale muhafızı ve vali olabilirlerdi.
blank

Büyük Hun İmparatorluğu adına ile barış antlaşmasını, Mete Han’ın Hatunu imzalamıştır. Hakan Alp İlteber’in annesi Uluğ Hatun, ülke içindeki anlaşmazlıkları çözümlüyor, yargı yetkisini kullanıyordu.

İbn Batuta, Kıpçak Türklerinin kadına verdiği değeri ve kadının toplum içindeki yerini şöyle özetlemektedir: “Bu ülkede gördüğüm ve beni epeyce şaşırtan tutumlardan birisi de, buradaki erkeklerin kadınlara gösterdikleri aşırı saygıdır. Bu memlekette kadınlar erkeklerden daha üstün sayılırlar.”

Yakut Türklerinde, Isıah denilen törenlerin yapıldığını ve bu törenlerde kadın ve erkeklerin el ele tutuşarak dans ettiğini, hep birlikte kımız içtiğini sunmaktadır. Öte yandan Bilge Hatun, Kül- Tekin’in annesi idi ve devlet yönetiminde başarılı işler görmüş bir kadındı. Kül- Tekin, iktidarı eşi Kutlulu Sultan ile birlikte paylaşmıştır. Selçuklu Sultanı Tuğrul Han, Bağdat’ı aldıktan sonra halifenin kızı ile evlenir ve kadını büyük bir saygı ile tahta oturtur.

Marco Polo, seyahatnamesinde Türk Kadınının özgürlüğüne, bağımsızlığına dikkat çekmektedir.
Ata Melik Cüveyni, Tarih-i Cihan Güşa adlı yapıtında Cengiz Han ailesinden söz eder ve Türk kadınının yeteneklerinden övgüyle bahseder. Özellikle Töregene Hatun’un devlet işlerindeki becerikliliğinden, haysiyet duygusuna verdiği önemden bahseder. Eski Türklerde kadın siyasi nüfuz sahibiydi. Atilla’nın hatunu Arıkan’ın kendine ait bir sarayı vardı ve ’a elçiler göndermekteydi.
blank
Dede Korkut hikâyelerinde Türklerin hatunlara karşı duydukları hürmet hakkında önemli hikâyeler bulunmaktadır. Salur Kazan Bahadır’ın hikâyesi, dünya edebiyatında eşi benzeri bulunmayan bir hikâyedir. Annesini kurtarmak için gösterdiği çaba Dede Korkut kitabında anlatılmaktadır.

Türk kadını, hem ana, hem asker, hem komutan olmayı başarmış bir kadındır ve Türkler, toplumdur. Yukarıda anlattığımız misaller Türk Milli Kültürü’nün kadına verdiği değeri ortaya koymaktadır.

Etiketler: , , , , , ,

BİZE YAPILANLARI SİZ UNUTTUNUZ BİZ UNUTMADIK
SON EKLENEN TARİH YAZILARI