Enteresan Haber

Siyah Türkler: Nereden getirildiler, niye köle yapıldılar, nasıl yaşıyorlar?
HABER » Biliyonmu » Siyah Türkler: Nereden getirildiler, niye köle yapıldılar, nasıl yaşıyorlar? » Güncelleme Tarihi: 24 Eylül 2022 3:30

Siyah Türkler: Nereden getirildiler, niye köle yapıldılar, nasıl yaşıyorlar?

Osmanlı İmparatorluğu döneminde en erken kayıtlar 15. Yüzyıla ait… Sarayda sultanı eğlendirmek için siyah soytarılardan bahsediyor tarih. Hadım edilmiş siyah haremağaları, cariyeler ve hizmetlilerin tarihi daha da eski.

19. Yüzyıl’ın ikinci yarısına gelindiğinde, ’nın hinterlandından merkeze getirilen kölelerin sayısında hatırı sayılır bir artış görülüyor. Sudan, Etiyopya, Kenya, Senegal, Nijerya ve ’dan insan tacirleri tarafınca kaçırılarak Osmanlı topraklarına getirilen siyahların en gözde müşterileri; başta saray olmak suretiyle, varlıklı evleri ve toprak sahipleri…

Kayıtlarda siyah kölelerin yaygın olarak hizmetçi, temizlikçi, mutfak işçisi, ziraat arazilerinde ırgat olarak çalıştırıldığı belirtiliyor. Bu yönleriyle tüm dünyada, bilhassa de ABD’deki kölelik tarihiyle benzer özellikler gösteriyor. Sadece ayrılan yönleri de var.

’da gayrimüslim olanların köle edinemediğini, bu hakkın yalnız yalnız Müslüman vatandaşlara tanındığını öğreniyoruz gene kayıtlardan. Müslümanlarınsa, satın aldıkları köleleri, Müslüman değillerse (ki neredeyse yarısı değil) ilkin Müslümanlaştırdığını, adını değiştirip bir Türk (Müslüman) adı koyduğunu ve kendi dilini konuşmasını yasakladığını da….

19. Yüzyıl’ın ikinci yarısından itibarense; köle ticaretinin hız kazanmasıyla beraber, eğer sahibi isterse, satın almış olduğu köleyi 9 senelik bir hizmetten sonrasında azat edebilmesinin önü açılmış. İstemezse, yaşam boyu köleliğe devam. Azat edilen köleyi bekleyen geleceğiyse, zamanında Reşat Nuri Güntekin anlatmış:
“Köleler, simsiyah kertenkeleler benzer biçimde sokaklarda açlıktan bağıra bağıra öldü…”

Bambaşka bir ülkede, tanımadığı, bilmediği, kendisine benzemeyen insanoğlu içinde, ne can güvenliği ne de karnını doyuracak bir becerisi olan; sokaklarda “kara kertenkeleler” benzer biçimde açlıktan ölen insanoğlu, uzun bir dönem yalnız birkaç romanda üç beş paragrafla mevzu ediliyor.

Talihli olanlarının İzmir ve çevresindeki devrin padişah ve hıdiv çiftliklerine yerleştirilip ziraat işçisi olarak kullanıldıkları da kayıt altına alınmış. Şimdinin Torbalı, Hasköy, Naime, Yeniçiftlik, Söke, Dalaman civarında yaşayan siyah aileler işte bu çiftliklerde çalıştırılan ailelerin torunları. Bırakıldıkları yerde öylece kalakalmışlar…

İzmir’in haricinde, Muğla, Burdur, Antalya ve Denizli civarında yoğun olarak yaşayan köle torunları bugün artık özgür birer Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı. Köylerde ve şehirlerde beyaz nüfusla yan yana, karma evlilikler yapmış olup melez çocuklar yetiştirerek yaşamlarını sürdürüyorlar. Sadece meydana getirilen araştırmalar gösteriyor ki;

blank

1- Türkiyeli siyah cemaat içinde öteki tüm etnik topluluklara kıyasla ağır bir yokluk ve yoksulluk tablosu hakim. Azat edildikten sonrasında bazılarına işlemeleri için verilen minik toprak parçaları da sonrasında ellerinden alınmış. Köylerde başkalarının tarlalarında ırgatlık yaparak, kentlerde günlük bulabildikleri vasıfsız işlerde emek vererek geçimlerini sağlamaya çalışıyorlar.

2- Gene tüm öteki etnik gruplara göre, işsizlik oranları en yüksek olan topluluk. Adam nüfusun işsizlikle paralel olarak alkol kullanımı ve sertlik eğilimi kıyaslanamayacak kadar büyük. Bayanlar içinde işsizlik ise yüzde 80’i aşıyor.

3- Bir dönem öncesinin ilköğretim düzeyinde olan eğitim durumu, mecburi eğitimle birazcık iyileşme eğilimi göstererek ortaokul mezunu düzeyine yükselmiş. Sadece lise, hele de mezunu sayısı parmakla sayılacak kadar azca.

4- En büyük problem; parçalanmış aileler. Karma evlilikler daha oldukça siyah hanım, beyaz adam biçiminde görülüyor. Beyaz Türkiyelilerin siyah damat kabulü oldukça daha azca oranda. Araştırmalara gore; siyah hanımefendiler, karşılaştıkları toplumsal ayrımcılık çocuklarına yönelmesin diye beyaz erkeklerle evlenmeyi yeğliyor. Sadece bu evliliklerin bir çok da adamın evi terk etmesiyle sonuçlanıyor. Bölgede oldukça sayıda, büyükanne, anne ve evlatlarının beraber yaşamış olduğu hanım ağırlıklı aile yaşıyor.

blank

“Diğeri” olma halini, gözle görülür bir damga şeklinde tenlerinin rengiyle yaşayan Türkiyeli siyahların üçüncü ve dördüncü kuşağı, bu ülkeye getirilen atalarından değişik olarak kendilerini “Arap”, “Türk”, “Müslüman” olarak tanımlamaktan vazgeçti bir süredir. Kendilerine “Afrotürk”, doğrusu Afrika kökenli diyorlar. Dana Bayramı’nı ve kurmuş oldukları derneği, birbirlerini bulmak, hikâyelerini bir diğerine anlatmak, aktarmak ve örgütlenmek için kullanıyorlar son altı senedir.


BU YAZILARDA İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR:
Atatürk düşmanlığının tohumlarını atan casus! Doktor Rıza Nur
Sabahattin Ali’nin Atatürk’e ‘Beni affet’ diyen bilinmeyen mektubu
Rockefeller ‘fakirlere yardım’ diye gelip isyancılara para dağıtınca Osmanlı’nın da Cumhuriyet’in de kara listesine alınmıştı
Vatan haininin oğlu Osmanlı’yı nasıl haraca bağladı
Sünnet in tarihi kökeni
Asala operasyonları nasıl ve kimlerce yapıldı?
Halifeliği üç yıl sürdü ama zulmü asırları aştı ! Yezid‘in ölüm rivayetleri ! Yezid nasıl öldü
Ahmet Haşim 1919’daki mektubunda Anadolu’yu taş devrine benzetiyor


Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

EN ÇOK OKUNAN İLGİNÇ BİLGİLER